"allah" - 2449 ayet bulundu
93-allah'tan başka; nasıl size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarıyorlar mı?" denilmekte.
97. Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
106. Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: (allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
108. Artık allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
110. Onun için, allah'tan korkun ve bana itaat edin.
124. Kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: (allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
126. Artık allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
131. Artık allah'tan korkun ve bana itaat edin.
132. Bildiğiniz şeyleri size bol bol veren, allah'dan korkun.
134. "Bahçeler çeşmeler." (allah'a karşı gelmek) den sakının.
142. Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: (allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
144. Artık allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
150. Artık allah'tan korkun ve bana itaat edin.
161. Kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: (allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
163. Artık allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
175-Ve şüphesiz ki allah'tan korkmaz mısınız?
177. Şuayb onlara şöyle demişti: (allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
179. Artık allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
184. Sizi ve önceki nesilleri yaratan (allah) dan korkun.
213. O halde sakın allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, sonra azap edilenlerden olursun!
217- Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (allah')a tevekkül et.
227. Ancak iman edip iyi işler yapanlar, allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
6. (Resûlüm!) Şüphesiz ki bu Kur'an, hikmet sahibi ve her şeyi bilen allah tarafından sana verilmektedir.
8. Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan allah, eksikliklerden münezzehtir!
9. Ey Musa! İyi bil ki, ben, mutlak galip ve hikmet sahibi olan allah'ım!
15. Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar: Bizi, mümin kullarının birçoğundan üstün kılan allah'a hamd olsun, dediler.
24. Onun ve kavminin, allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan, kendilerine yaptıklarını süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuş. Bunun için doğru yolu bulamıyorlar.
25. (Şeytan böyle yapmış ki) göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen allah'a secde etmesinler.
26. (Halbuki) büyük Arş'ın sahibi olan allah'tan başka tanrı yoktur.
30. "Mektup Süleyman'dandır, rahmân ve rahîm olan allah'ın adıyla (başlamakta) dır."
36. (Elçiler, hediyelerle) Süleyman'a gelince şöyle dedi: Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz? allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Hediyenizle (ben değil) siz sevinirsiniz.
40. Kitaptan (allah tarafından verilmiş) bir ilmi olan kimse ise: Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm, dedi. (Süleyman) onu (melikenin tahtını) yanıbaşına yerleşmiş olarak görünce: Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir.
42. Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: Tıpkı o! (Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.
43. Onu, allah'tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi.
44. Ona: Köşke gir! dendi. Melike onu görünce derin bir su sandı ve eteğini yukarı çekti. Süleyman: Bu, billûrdan yapılmış, şeffaf bir zemindir, dedi. Melike de di ki: Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmişim. Süleymanla beraber âlemlerin Rabbi olan allah'a teslim oldum.
45. Andolsun ki, "allah'a kulluk edin!" (demesi için) Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Hemen birbiriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
46. Sâlih dedi ki: Ey kavmim! İyilik dururken niçin kötülüğe koşuyorsunuz? allah'tan mağfiret dileseniz olmaz mı? Belki size merhamet edilir.
47. Şöyle dediler: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. Sâlih: Size çöken uğursuzluk (sebebi), allah katında (yazılı) dır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.
49. allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: Gece ona ve ailesine baskın yapalım (hepsini öldürelim); sonra da velisine: "Biz (Sâlih) ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz" diyelim.