"allah" - 2449 ayet bulundu
47. (Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.
52. (Ey Muhammed!) Biz, senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, o, bir temennide bulunduğunda, şeytan onun dileğine ille de (beşerî arzular) katmaya kalkışmasın. Ne var ki allah, şeytanın katacağı şeyi iptal eder. Sonra allah, kendi âyetlerini (lafız ve mana bakımından) sağlam olarak yerleştirir. allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
53. (allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki) kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir deneme (vesilesi) yapsın. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrılık içindedirler.
54. Bir de, kendilerine ilim verilenler., onun (Kur'an'ın) hakikaten Rabbin tarafından gelmiş bir gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar, bu sayede kalpleri huzur ve tatmine kavuşsun. Şüphesiz ki allah, iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir.
56. O gün, mülk allah'ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. (Bu hüküm gereği) iman edip iyi davranışlarda bulunanlar Naîm cennetlerinin içindedirler.
58. allah yolunda hicret edip sonra öldürülen yahut ölenleri hiç şüphesiz allah güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz allah, evet O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
59. allah onları, herhalde memnun kalacakları bir girilecek yere sokacaktır. allah, kesinlikle tam bir bilgi sahibidir, halîmdir.
60. İşte böyle. Her kim, kendisine verilen eziyetin dengi ile karşılık verir de, bundan sonra kendisine yine bir tecavüz ve zulüm vaki olursa, emin olmalıdır ki, allah ona mutlaka yardım edecektir. Hakikaten allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir.
61. Böylece (allah, haksızlığa uğrayana yardım edecektir ve buna kadirdir). Çünkü allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar. Şu da muhakkak ki allah, hakkıyla işiten ve görendir.
62. Böyledir. Çünkü allah, hakkın ta kendisidir. O'nun dışındaki taptıkları ise bâtılın ta kendisidir. Gerçek şu ki allah, evet O, uludur, büyüktür.
63. Görmedin mi, allah, gökten yağnmur indirdi de bu sayede yeryüzü yeşeriyor. Gerçekten allah çok lütufkârdır. (her şeyden) haberdardır.
64. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hakikaten allah, yalnız O zengindir, övgüye değerdir.
65. Görmedin mi, allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. Çünkü allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
68. Eğer seninle münakaşa ve mücâdeleye girişirlerse: "allah yaptığınızı çok iyi bilmektedir" de.
69. allah kıyamet gününde, ihtilâf etmekte olduğunuz konulara dair aranızda hüküm verecektir.
70. Bilmez misin ki, allah, yerde ve gökte ne varsa bilir? Bu, bir kitapta (levh-i mahfuzda) mevcuttur. Bu (eşya ve olayların bilgisine sahip olmak), allah için çok kolaydır.
71. Onlar, allah'ı bırakıp, allah'ın kendisine hiçbir delil indirmediği, kendilerinin dahi hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeylere tapıyorlar. Zalimlerin hiç yardımcısı yoktur.
72. Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!
73. Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: allah'ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!
74. Onlar, (Bu âciz putları allah'a ortak koşmak suretiyle) allah'ın kadrini hakkıyla bilemediler. Hiç şüphesiz allah, çok kuvvetlidir, çok üstündür.
75. allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz allah işitendir, görendir.
76. Onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Bütün işler allah'a döndürülür.
78. allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size "müslümanlar" adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve allah'a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır!
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
14. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıpyaratanların en güzeli olan allah pek yücedir.
23. Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik ve o: Ey kavmim! allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir tanrı yoktur. Hâla sakınmaz mısınız? dedi.
24. Bunun üzerine, kavminin inkarcı ileri gelenleri şöyle dediler: "Bu, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki melekler gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık."
28. Sen, yanındakilerle birlikte gemiye yerleştiğinde: "Bizi zalimler topluluğundan kurtaran allah'a hamdolsun" de.
32. Onlar arasından kendilerine: "allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Hâla allah'tan korkmaz mısınız?" (mesajını ileten) bir peygamber gönderdik.
38. "Bu adam, sadece allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz."
40. allah şöyle buyurdu: Pek yakında onlar mutlaka pişman olacaklar!
78 allah odur ki; sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturdu. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
85. "allah'a aittir" diyecekler. Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız! de.
87. "(Bunlar da) allah'ındır" diyecekler. Şu halde siz allah'tan korkmaz mısınız! de.
89. "(Bunların hepsi) allah'ındır" diyecekler. Öyle ise nasıl olup da büyüye kapılıyorsunuz? de.
91. allah evlât edinmemiştir; O'nunla beraber hiçbir tanrı da yoktur. Aksi takdirde her tanrı kendi yarattığını sevk ve idare eder ve mutlaka onlardan biri diğerine galebe çalardı. allah, onların (müşriklerin) yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
92. allah, gaybı da şehâdeti de bilendir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir.
108-allah buyurur: "Orada sinin, Bana birşey söylemeyin!
112. (allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar.
114-allah buyuruyor ki: "Bilmiş olsanız, gerçekten pek az kaldınız."