"allah" - 2449 ayet bulundu
4. Onların bu yenilgilerinden önce de sonra da emir allah'ındır. O gün müminler de allah'ın yardımıyla sevineceklerdir.
5. allah, dilediğine yardım eder,galip kılar. O, mutlak güç sahibidir, çok esirgeyicidir.
6. (Bu) allah'ın vâdettiğidir. allah vâdinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler.
8. Kendi kendilerine, allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak ve muayyen bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi? İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr, etmektedirler.
9. Onlar, yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetlerinin nice olduğuna bakmadılar mı? Ki onlar, kendilerinden daha güçlü idiler; yeryüzünü kazıp altüst etmişler, onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri, onlara da nice açık deliller getirmişlerdi. Zaten allah onlara zulmedecek değildi; fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekteydiler.
10. Sonunda, allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkıbetleri pek fena oldu.
ll. allah, ilkin mahlûkunu yaratır, (ölümden) sonra da bunu (yaratmayı), tekrarlar. Sonunda hep O'na döndürüleceksiniz.
13. (allah'a koştukları) ortaklarından kendilerine hiçbir şefaatçı çıkmayacaktır. Zaten onlar, ortaklarını da inkâr edeceklerdir.
17. Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
18. Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
19. (allah), ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır; yeri ölümünden sonra diriltir. İşte siz de (bedensel hayata) öyle çıkarılacaksınız.
23. Gece olsun gündüz olsun, uyumanız ve allah'ın lütfundan (nasibinizi) aramanız da O'nun (varlığının) delillerindendir. Gerçekten bunda, işiten bir kavim için ibretler vardır.
28. allah size kendinizden bir temsil getirmektedir: Mülkiyetiniz altında bulunan köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda -birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz derecede sizinle eşit (haklara sahip)- ortaklarınız var mı? İşte biz âyetlerimizi, aklını kullanacak bir kavim için böylece açıklıyoruz.
29. Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. allah'ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur.
30. (Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.
31. Yalnız O'na yönelin ve O'ndan korkun; namazı kılın ve (allah'a) ortak koşanlardan olmayın.
33. İnsanların başına bir sıkıntı gelince, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra allah, katından onlara bir rahmet (nimet ve bolluk) tattırınca, bakarsınız ki onlardan bir gurup yine Rablerine ortak koşuyorlar.
35 Yoksa onlara kesin bir kanıt mı indirdik de onlara allah'a ortak koşmalarını söylüyor!
37. Görmediler mi ki allah, rızkı dilediğine bol bol vermekte, dilediğininkini de daraltmaktadır. Şüphesiz imanlı bir kavim için bunda ibretler vardır.
38. O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. allah'ın rızasını isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
39. İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, allah katında artmaz. allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
40. allah, (o yüce varlıktır) ki sizi yaratmış, sonra rızıklandırmıştır; sonra O, hayatınızı sona erdirecek, daha sonra da sizi (tekrar) diriltecektir. Peki sizin (allah'a eş tuttuğunuz) ortaklarınız içinde bunlardan birini yapabilecek var mı? allah onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yücedir.
41. İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler.
42-De ki: "Yeryüzünde bir gezin de bakın, bundan öncekilerin akibeti nasıl olmuş? Onların çoğu (allah'a) ortak koşarlardı."
43. allah katından, dönüşü olmayan bir gün (kıyamet günü) gelmeden önce yönünü o gerçek dine çevir! O gün (insanlar) bölük bölük ayrılacaklardır.
45. Zira allah, iman edip iyi işler yapanlara kendi lütfundan karşılık verecektir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.
46. Size rahmetinden tattırsın, emriyle gemiler yüzsün, fazlından (nasibinizi) arayasınız ve şükredesiniz diye (hayat ve bereket) müjdecileri olarak rüzgârları göndermesi de allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir.
48. allah O'dur ki, rüzgârları gönderir, bunlar da bulutu kaldırır. Derken, allah onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; nihayet arasından yağmurun çıktığını görürsün. allah dilediği kullarına yağmuru nasip edince, onlar seviniverirler.
50. allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir.
53 Ve sen körleri de sapıklıklarından aydınlığa çıkaramazsın. Sen ancak, ayetlerimize iman edenlere dinletirsin de onlar müslümanlar/allah'a teslim olanlar haline geliverirler.
54. Sizi güçsüz yaratan, sonra güçsüzlügün ardından kuvvet veren ve sonra kuvvetin ardından güçsüzlük ve ihtiyarlık veren, allah'tır. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, üstün kudret sahibidir.
56. Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler: Andolsun ki siz, allah'ın yazısında (hükmedildiği gibi) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün yeniden dirilme günüdür; fakat siz onu tanımıyordunuz.
57. Artık o gün, zulmedenlerin (beyan edecekleri) mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan allah'ı hoşnut etmeye çalışmaları da istenmez.
59. İşte bilmeyenlerin (hakkı tanımayanların) kalplerini allah böylece mühürler.
60. (Resûlüm!) Sen şimdi sabret. Bil ki allah'ın vâdi gerçektir. (Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
6. İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.
9. Orada ebedi kalacaklardır. Bu, allah'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.
10. (allah), gökleri görebildiğiniz bir direk olmadan yarattı, sizi sarsar diye yere de sağlam ve yüksek dağlar attı ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her güzel çifti bitirdik.
11. İşte bunlar allah'ın yarattıklarıdır. Şimdi (ey kâfirler!) O'ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır (gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.