"büyü" - 434 ayet bulundu

Ahzab Suresi Ayet 30 Diyanet Vakfı
29. Eğer Allah'ı, Peygamberini ve ahiret yurdunu diliyorsanız, bilin ki, Allah, içinizden güzel davrananlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
Ahzab Suresi Ayet 31 Edip Yüksel
30. Ey peygamberin hanımları, sizden kim büyük ve açık bir günah işlerse onun cezası ikiye katlanır. ALLAH için elbette bu kolaydır.
Ahzab Suresi Ayet 36 Diyanet Vakfı
35. Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
Ahzab Suresi Ayet 48 Diyanet Vakfı
47. Allah'tan büyük bir lütfa ereceklerini müminlere müjdele.
Ahzab Suresi Ayet 54 Diyanet Vakfı
53. Ey iman edenler! Siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah'ın Resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır.
Ahzab Suresi Ayet 68 Diyanet Vakfı
67. Ey Rabbimiz! Biz reislerimize ve büyüklerimize uyduk da onlar bizi yolda saptırdılar, derler.
Ahzab Suresi Ayet 69 Diyanet Vakfı
68. Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden kov.
Ahzab Suresi Ayet 72 Diyanet Vakfı
71. (Böyle davranırsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Resûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.
Sebe Suresi Ayet 4 Diyanet Vakfı
3. İnkârcılar: Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır).
Sebe Suresi Ayet 5 Diyanet Vakfı
4. Allah, inanıp iyi işler yapanları mükâfatlandırmak için (her şeyi açık bir kitapta tesbit etmiştir). Onlar için büyük bir mağfiret ve güzel bir rızık vardır.
Sebe Suresi Ayet 14 Ali Bulaç
13- Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. 'Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın.' Kullarımdan şükredenler azdır.
Sebe Suresi Ayet 16 Diyanet Vakfı
15. Andolsun, Sebe' kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab!
Sebe Suresi Ayet 24 Diyanet Vakfı
23. Allah'ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefâati fayda vermez. Nihayet onların yüreklerinden korku giderilince: Rabbiniz ne buyurdu? derler. Onlar da: Hak olanı buyurdu, derler. O, yücedir, büyüktür.
Sebe Suresi Ayet 32 Diyanet Vakfı
31. Kâfir olanlar dediler ki: Biz hiçbir zaman bu Kur'an'a ve bundan önce gelen kitaplara inanmayacağız. Sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Zayıf sayılanlar, büyüklük taslayanlara: Siz olmasaydınız, elbette biz inanan insanlar olurduk, derler.
Sebe Suresi Ayet 33 Diyanet Vakfı
32. büyüklük taslayanlar, zayıf sayılanlara (kıyamet gününde): Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi çevirdik? Bilakis siz suç işliyordunuz, derler.
Sebe Suresi Ayet 34 Diyanet Vakfı
33. Zayıf sayılanlar da büyüklük taslayanlara: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler. Artık azabı gördüklerinde, için için yanarlar; biz de o inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar ancak yapmakta oldukları günahları yüzünden cezalandırılırlar.
Sebe Suresi Ayet 37 Süleyman Ateş
36. De ki: "Rabbim dilediğine rızkı yayar ve (dilediğine) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler, (sanırlar ki mal ve evlad çokluğu şeref ve büyüklük sebebidir.)"
Sebe Suresi Ayet 44 Diyanet Vakfı
43. Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman demişlerdi ki: Bu, sizi babalarınızın taptığı (putlardan) çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Ve yine bu (Kur'an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir, dediler. Hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler de: Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir, dediler.
Fatır Suresi Ayet 2 Süleyman Ateş
1. Gökleri ve yeri yoktan var eden; melekleri, ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a hamd olsun. O, yaratmada (dilediği kadar) artırır: (Kimine daha fazla kanat verir, kiminin bünyesini daha sağlam, daha büyük, kimini daha güzel yapar). Şüphesiz Allah, her şeyi yapabilendir.
Fatır Suresi Ayet 8 Diyanet Vakfı
7. İnkâr edenler için şüphesiz çetin bir azap var, iman edip iyi işler yapanlara da mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Fatır Suresi Ayet 33 Diyanet Vakfı
32. Sonra Kitab'ı, kullarımız arasından seçtiklerimize verdik. Onlardan (insanlardan) kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazilet budur.
Fatır Suresi Ayet 44 Diyanet Vakfı
43. Çünkü onlar yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötü tuzaklar kuruyorlardı. Halbuki kişi kazdığı kuyuya kendi düşer. Onlar öncekilerin kanunundan (onlara uygulanandan) başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın kanununda asla bir değişme bulamazsın, Allah'ın kanununda kesinlikle bir sapma da bulamazsın.
Ya-sin Suresi Ayet 42 Diyanet Vakfı
41. Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir.
Saffat Suresi Ayet 16 Diyanet Vakfı
15. Bu ancak açık bir büyüdür, derler.
Saffat Suresi Ayet 36 Ali Bulaç
35- Çünkü onlara: 'Allah'tan başka ilah yoktur' denildiği zaman, büyüklük taslarlardı.
Saffat Suresi Ayet 61 Diyanet Vakfı
60. Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur.
Saffat Suresi Ayet 77 Diyanet Vakfı
76. Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.
Saffat Suresi Ayet 108 Diyanet Vakfı
107. Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik.
Saffat Suresi Ayet 116 Diyanet Vakfı
115. Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Sad Suresi Ayet 5 Ali Bulaç
4- İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kâfirler dedi ki: 'Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür.'
Sad Suresi Ayet 13 Elmalılı
12-Onlardan önce Nuh kavmi, Ad kavmi ve o kazıkların (büyük yapıtların) sahibi Firavun da peygamberleri yalanladılar.
Sad Suresi Ayet 41 Diyanet Vakfı
40. Doğrusu onun, bizim katımızda büyük bir değeri ve güzel bir yeri vardır.
Sad Suresi Ayet 68 Diyanet Vakfı
67. De ki: "Bu büyük bir haberdir."
Sad Suresi Ayet 75 Diyanet Vakfı
74. Yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.
Sad Suresi Ayet 76 Ali Bulaç
75- (Allah) Dedi ki: 'Ey İblis, ellerimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi? büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?'
Sad Suresi Ayet 83 Edip Yüksel
82. Dedi ki, "büyüklüğüne andolsun, tümünü azdıracağım."
Zümer Suresi Ayet 14 Diyanet Vakfı
13. De ki: Rabbime karşı gelirsem, doğrusu büyük günün azabından korkarım.
Zümer Suresi Ayet 27 Diyanet Vakfı
26. Bu suretle Allah, dünya hayatında onlara rezilliği tattırdı. Ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bunu bilselerdi!
Zümer Suresi Ayet 60 Diyanet Vakfı
59. Hayır (dönemeyeceksin)! Âyetlerim sana gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştun.
Zümer Suresi Ayet 61 Ali Bulaç
60- Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün. büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?