26. Şuara Suresi

Şairler Suresi

228 ayet

101
100. ''Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var''.
102
101. ''Ne de yakın bir dostumuz''.
103
102. Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!
104
103. Bunda elbet (alınacak) büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
105
104. Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
106
105. Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla suçladılar.
107
106. Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
108
107. Bilin ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
109
108. Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
110
109. Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.
111
110. Onun için, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
112
111. Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!
113
112. Nuh dedi ki: Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur.
114
113. Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Bir düşünseniz!
115
114. Ben iman eden kimseleri kovacak değilim.
116
115. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.
117
116. Dediler ki: Ey Nuh! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşlanmışlardan olacaksın!
118
117. Nuh: Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla suçladı.
119
118. Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.
120
119. Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.
121
120. Sonra da geri kalanları suda boğduk.
122
121. Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
123
122. Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
124
123. Âd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla suçladı.
125
124. Kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
126
125. Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
127
126. Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
128
127. Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.
129
128. Siz her yüksek yere bir alâmet dikerek eğleniyor musunuz?
130
129. Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?
131
130. Yakaladığınız zaman, zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?
132
131. Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
133
132. Bildiğiniz şeyleri size bol bol veren, Allah'dan korkun.
134
133. ''O size verdi : davarlar, oğullar".
135
134. "Bahçeler çeşmeler." (Allah'a karşı gelmek) den sakının.
136
135. Doğrusu sizin hakkınızda muazzam bir günün azabından endişe ediyorum.
137
136. (Onlar) şöyle dediler: Sen öğüt versen de, vermesen de bizce birdir.
138
137. Bu, öncekilerin geleneğinden başka bir şey değildir.
139
138. Biz azaba uğratılacak da değiliz.
140
139. Böylece onu yalancılıkla suçladılar; biz de kendilerini helâk ettik. Doğrusu bunda büyük bir ibret vardır; ama çokları iman etmezler.
141
140. Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
142
141. Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla suçladı.
143
142. Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
144
143. Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
145
144. Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
146
145. Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.
147
146. Siz burada, güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?
148
147. "Böyle bahçelerde, çeşme başlarında ?"
149
148. "Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?"
150
149. (Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).
228
Toplam Ayet
3 / 5
Sayfa