"allah" - 2449 ayet bulundu

Ali İmran Suresi Ayet 114 Diyanet Vakfı
113. Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak allah'ın âyetlerini okurlar.
Ali İmran Suresi Ayet 115 Diyanet Vakfı
114. Onlar, allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.
Ali İmran Suresi Ayet 116 Diyanet Vakfı
115. Onların yaptıkları hiçbir hayır karşılıksız bırakılmayacaktır. allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir.
Ali İmran Suresi Ayet 117 Diyanet Vakfı
116. İnkâr edenler var ya, onların malları da evlâtları da allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.
Ali İmran Suresi Ayet 118 Diyanet Vakfı
117. Onların, bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgârın durumu gibidir. Onlara allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.
Ali İmran Suresi Ayet 119 Yaşar Nuri
118 Ey iman sahipleri! Kendi dışınızdakilerden/seviyenizin altındakilerden bir kimseyi sırdaş edinmeyin.Sizi sarpa sardırıp perişan etmekten çekinmezler. Size sıkıntı verecek şeyi pek severler. Ağızlarından nefret ve öfke taşmaktadır. Göğüslerinin saklamakta olduğu ise daha büyüktür. Eğer aklınızı işletirseniz allah size ayetlerini açık-seçik göstermiştir.
Ali İmran Suresi Ayet 120 Diyanet Vakfı
119. İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.
Ali İmran Suresi Ayet 121 Diyanet Vakfı
120. Size bir iyilik dokunsa, bu onları tasalandırır; başınıza bir musibet gelse, buna da sevinirler. Eğer sabreder ve korunursanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
Ali İmran Suresi Ayet 122 Diyanet Vakfı
121. Hani sen, sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. . .-allah, hakkıyle işiten ve bilendir.-
Ali İmran Suresi Ayet 123 Diyanet Vakfı
122. O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız allah'a dayanıp güvensinler.
Ali İmran Suresi Ayet 124 Diyanet Vakfı
123. Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde allah, Bedir'de de size yardım etmişti. Öyle ise, allah'tan sakının ki O'na şükretmiş olasınız.
Ali İmran Suresi Ayet 126 Diyanet Vakfı
125. Evet, siz sabır gösterir ve allah'tan sakınırsanız, onlar (düşmanlarınız) hemen şu anda üzerinize gelseler, Rabbiniz, nişanlı beş bin melekle sizi takviye eder.
Ali İmran Suresi Ayet 127 Diyanet Vakfı
126. allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bu sayede rahatlasın diye yaptı. Zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sahibi allah katındandır.
Ali İmran Suresi Ayet 128 Diyanet Vakfı
127. allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler diye, size yardım eder).
Ali İmran Suresi Ayet 129 Diyanet Vakfı
128.Ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azap etsin diye (allah Bedir'de size yardım etti). Çünkü onlar zalimdirler.
Ali İmran Suresi Ayet 130 Diyanet Vakfı
129. Göklerde ve yerde ne varsa allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Ali İmran Suresi Ayet 131 Diyanet Vakfı
130. Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Ali İmran Suresi Ayet 133 Diyanet Vakfı
132. allah'a ve Resûl'üne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.
Ali İmran Suresi Ayet 135 Diyanet Vakfı
134. O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. allah da güzel davranışta bulunanları sever.
Ali İmran Suresi Ayet 136 Diyanet Vakfı
135. Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.
Ali İmran Suresi Ayet 138 Diyanet Vakfı
137. Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (allah'ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!
Ali İmran Suresi Ayet 141 Diyanet Vakfı
140. Eğer siz (Uhud'da) bir acıya uğradınızsa, (Bedir'de de düşmanınız olan) o kavim de benzer bir acıya uğramıştır. O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasip ederiz.) Ta ki allah, iman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şahitler edinsin. allah zalimleri sevmez.
Ali İmran Suresi Ayet 142 Diyanet Vakfı
141. Bir de (böylece) allah, iman edenleri günahlardan temize çıkarmak, kâfirleri de helâk etmek ister.
Ali İmran Suresi Ayet 143 Diyanet Vakfı
l42. Yoksa allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
Ali İmran Suresi Ayet 145 Diyanet Vakfı
144. Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.
Ali İmran Suresi Ayet 146 Diyanet Vakfı
145. Hiçbir kimse yok ki, ölümü allah'ın iznine bağlı olmasın. (Ölüm), belli bir süreye göre yazılmıştır. Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Ali İmran Suresi Ayet 147 Diyanet Vakfı
146. Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. allah sabredenleri sever.
Ali İmran Suresi Ayet 149 Diyanet Vakfı
148. allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. allah, iyi davrananları sever.
Ali İmran Suresi Ayet 151 Diyanet Vakfı
150. Oysa sizin mevlânız allah'tır ve O, yardımcıların en hayırlısıdır.
Ali İmran Suresi Ayet 152 Diyanet Vakfı
151. allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!
Ali İmran Suresi Ayet 153 Diyanet Vakfı
152. Siz allah'ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken, allah, size olan vâdini yerine getirmiştir. Nihayet, öyle bir an geldi ki, allah arzuladığınızı (galibiyeti) size gösterdikten sonra zaafa düştünüz; (Peygamberin verdiği) emir konusunda tartışmaya kalkıştınız ve âsi oldunuz. Dünyayı isteyeniniz de vardı, ahireti isteyeniniz de vardı. Sonra allah, denemek için sizi onlardan (onları mağlup etmekten) alıkoydu. Ve andolsun sizi bağışladı. Zaten allah, müminlere karşı çok lütufkârdır.
Ali İmran Suresi Ayet 154 Diyanet Vakfı
153. O zaman Peygamber arkanızdan sizi çağırdığı halde siz, durmadan (savaş alanından) uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. (allah) size keder üstüne keder verdi ki, bundan dolayı gerek elinizden gidene, gerekse başınıza gelenlere üzülmeyesiniz. allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali İmran Suresi Ayet 155 Diyanet Vakfı
154. Sonra o kederin arkasından allah size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtığı) uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu. Kendi canlarının kaygısına düşmüş bir gurup da, allah'a karşı haksız yere cahiliye devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar, "Bu işten bize ne!" diyorlardı. De ki: İş (zafer, yardım, herşeyin karar ve buyruğu) tamamen allah'a aittir. Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. "Bu işten bize bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik" diyorlar. Şöyle de: Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi. allah, içinizdekileri yoklamak ve kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptı). allah içinizde ne varsa hepsini bilir.
Ali İmran Suresi Ayet 156 Diyanet Vakfı
155. (Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de allah onları affetti. Çünkü allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir.
Ali İmran Suresi Ayet 157 Diyanet Vakfı
156. Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: "Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. allah bu kanaatı onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için onulmaz) bir hasret (yarası) olarak koydu. Canı veren de alan da allah'tır. allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür.
Ali İmran Suresi Ayet 158 Diyanet Vakfı
157. Eğer allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, şunu bilin ki, allah'ın mağfireti ve rahmeti onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.
Ali İmran Suresi Ayet 159 Diyanet Vakfı
158. Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Ali İmran Suresi Ayet 160 Diyanet Vakfı
159. O vakit allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık allah'a dayanıp güven. Çünkü allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.
Ali İmran Suresi Ayet 161 Diyanet Vakfı
160. allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak allah'a güvenip dayanmalıdırlar.
Ali İmran Suresi Ayet 163 Diyanet Vakfı
162. allah'ın hoşnutluğunu gözetenle allah'ın hışmına uğrayan bir olur mu hiç? Berikisinin yeri cehennemdir. Cehennem ise ne kötü bir varış noktasıdır.