"allah" - 2449 ayet bulundu
54. (Yahudiler) tuzak kurdular; allah da onların tuzaklarını bozdu. allah, tuzak kuranların hayırlısıdır.
55. allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.
57. İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, allah onların mükâfatlarını eksiksiz verecektir. allah zalimleri sevmez.
59. allah nezdinde İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. allah onu topraktan yarattı. Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi.
61. Sana bu ilim geldikten sonra seninle bu konuda çekişenlere de ki: Geliniz, sizler ve bizler de dahil olmak üzere, siz kendi çocuklarınızı biz de kendi çocuklarımızı, siz kendi kadınlarınızı, biz de kendi kadınlarımızı çağıralım, sonra da dua edelim de allah'tan yalancılar üzerine lânet dileyelim.
62. Şüphesiz bu (İsa hakkında söylenenler), doğru haberlerdir. allah'tan başka ilâh yoktur. Muhakkak ki allah, evet O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.
63. Eğer yine yüz çevirirlerse, şüphesiz allah, bozguncuları hakkıyla bilendir.
64. (Resûlüm!) de ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: allah'tan başkasına tapmayalım. O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz müslümanlarız! deyiniz.
66. İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.
67. İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi; fakat o, allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslüman idi; müşriklerden de değildi.
68. İnsanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir. allah müminlerin dostudur.
70. Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin allah'ın âyetlerini inkâr edersiniz?
73. Sizin dininize uyanlardan başka hiçbir kimseye inanmayın. " (Resûlüm!) De ki: Doğru yol ancak allah'ın yoludur. Yine (onlar, kendi aralarında şöyle dediler:) "Size verilenin benzerinin başka herhangi bir kimseye verildiğine, yahut Rabbinizin huzurunda onların size karşı deliller getireceklerine de (inanmayın)." De ki: Lütuf ve ihsan allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. allah'ın rahmeti geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir.
74. Rahmetini dilediğine ayırır. allah üstün lütuf sahibidir.
75. Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur" demelerindendir. allah adına bile bile yalan söylüyorlar.
76. Hayır! (Gerçek onların dediği değil.) Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki allah sakınanları sever.
77. allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.
78. Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap'tan değildir. Söyledikleri allah katından olmadığı halde: Bu allah katındandır, derler. Onlar bile bile allah'a iftira ediyorlar.
79. Hiçbir insanın, allah'ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: allah'ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.
81. Hani allah, peygamberlerden: "Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz" diye söz almış, "Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?" dediğinde, "Kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.
83. Göklerde ve yerdekiler, ister istemez O'na teslim olduğu halde onlar (ehl-i kitap), allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki O'na döndürüleceklerdir.
84. De ki: Biz, allah a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve Ya'kub oğullarına indirilenlere, Musa, İsa ve (diğer) peygamberlere Rableri tarafından verilenlere iman ettik. Onları birbirinden ayırdetmeyiz. Biz ancak O'na teslim oluruz.
85 Kim İslam'dan/allah'a teslim olmaktan gayrı bir din ararsa artık o, ondan asla kabul edilmeyecektir. Ve o, âhirette hüsrana düşenlerdendir.
86. İman etmelerinden, Resûl'ün hak olduğuna şehadet getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme allah nasıl hidayet nasip eder? allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
87. İşte onların cezası, allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lânetine uğramalarıdır.
89. Ancak, bundan sonra tevbe edip yola gelenler başka. Çünkü allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
92. Sevdiğiniz şeylerden (allah yolunda) harcamadıkça "iyi" ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, allah onu hakkıyla bilir.
94. Artık bundan sonra her kim allah'a karşı yalan uydurursa, işte bunlar, zalimlerin ta kendisidirler.
95. De ki: allah doğruyu söylemiştir. Öyle ise, hakka yönelmiş olarak İbrahim'in dinine uyunuz. O, müşriklerden değildi.
97. Orada apaçık nişâneler, (ayrıca) İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, allah bütün âlemlerden müstağnîdir.
98. De ki: Ey ehl-i kitap! allah yaptıklarınızı görüp dururken niçin allah'ın âyetlerini inkâr edersiniz?
99. De ki: Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri allah yolund
101. Size allah'ın âyetleri okunurken, üstelik allah Resûlü de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Her kim allah'a bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir.
102. Ey iman edenler! allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
103. Hep birlikte allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.
107. Yüzleri ağaranlara gelince, onlar allah'ın rahmeti içindedirler; orada ebedî kalacaklardır.
108. İşte bunlar, allah'ın, sana hak olarak okuduğumuz âyetleridir. allah hiçbir kimseye haksızlık etmek istemez.
109. Göklerde ve yerde ne varsa allah'ındır. İşler, dönüp dolaşıp allah'a varır.
110. Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve allah'a inanırsınız: Ehl-i kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu. (Gerçi) içlerinde iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmışlardır.
112. Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, allah'ın ahdine ve insanların (müminlerin) himayesine sığınmadıkça kendilerine zillet (damgası) vurulmuştur; allah'ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.