"allah" - 2449 ayet bulundu

Tevbe Suresi Ayet 91 Diyanet Vakfı
91. allah ve Resûlü için (insanlara) öğüt verdikleri takdirde, zayıflara, hastalara ve (savaşta) harcayacak bir şey bulamayanlara günah yoktur. Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur. allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.
Tevbe Suresi Ayet 93 Diyanet Vakfı
93. Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Çünkü onlar geri kalan kadınlarla beraber olmaya râzı oldular. allah da onların kalplerini mühürledi, artık onlar (neyin doğru olduğunu) bilmezler.
Tevbe Suresi Ayet 94 Diyanet Vakfı
94. (Seferden) onlara döndüğünüz zaman size özür beyan edecekler. De ki: (Boşuna) özür dilemeyin! Size asla inanmayız; çünkü allah, haberlerinizi bize bildirmiştir. (Bundan sonraki) amelinizi allah da görecektir, Resûlü de. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilene döndürüleceksiniz de yapmakta olduklarınızı size haber verecektir.
Tevbe Suresi Ayet 95 Diyanet Vakfı
95. Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.
Tevbe Suresi Ayet 96 Diyanet Vakfı
96. Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler. Fakat siz onlardan razı olsanız bile allah fâsıklar topluluğundan asla razı olmaz.
Tevbe Suresi Ayet 97 Diyanet Vakfı
97. Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.
Tevbe Suresi Ayet 98 Diyanet Vakfı
98. Bedevîlerden öylesi vardır ki (allah yolunda) harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (Bekledikleri) o kötü belâ kendi başlarına gelmiştir. allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.
Tevbe Suresi Ayet 99 Diyanet Vakfı
99. Bedevîlerden öylesi de vardır ki, allah'a ve ahiret gününe inanır, (hayır için) harcayacağını allah katında yakınlığa ve Peygamber'in dualarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o (harcadıkları mal, allah katında) onlar için bir yakınlıktır. allah onları rahmetine (cennetine) koyacaktır. Şüphesiz allah bağışlayan, esirgeyendir.
Tevbe Suresi Ayet 100 Diyanet Vakfı
100. (İslâm dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte allah onlardan razı olmuştur, onlar da allah'tan razı olmuşlardır. allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.
Tevbe Suresi Ayet 102 Diyanet Vakfı
102. Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. (Tevbe ederlerse) umulur ki allah onların tevbesini kabul eder. Çünkü allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
Tevbe Suresi Ayet 103 Diyanet Vakfı
103. Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). allah işitendir, bilendir.
Tevbe Suresi Ayet 104 Diyanet Vakfı
104. allah'ın, kullarının tevbesini kabul edeceğini, sadakaları geri çevirmeyeceğini ve allah'ın tevbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâla bilmezler mi?
Tevbe Suresi Ayet 105 Diyanet Vakfı
105. De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi allah da Resûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
Tevbe Suresi Ayet 106 Diyanet Vakfı
106. (Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da allah'ın emrine bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. allah çok bilendir, hikmet sahibidir.
Tevbe Suresi Ayet 107 Diyanet Vakfı
107. (Münafıklar arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce allah ve Resûlüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescid kuranlar ve: (Bununla) iyilikten başka birşey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
Tevbe Suresi Ayet 108 Diyanet Vakfı
108. Onun içinde asla namaz kılma! İlk günden takvâ üzerine kurulan mescit (Kuba Mescidi) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven adamlar vardır. allah da çok temizlenenleri sever.
Tevbe Suresi Ayet 109 Diyanet Vakfı
109. Binasını allah korkusu ve rızası üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa yapısını yıkılacak bir yarın kenarına kurup, onunla beraber kendisi de çöküp cehennem ateşine giden kimse mi? allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Tevbe Suresi Ayet 110 Diyanet Vakfı
110. Yaptıkları bina, (ölüp de) kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerine devamlı olarak bir kuşku (sebebi) olacaktır. allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.
Tevbe Suresi Ayet 111 Diyanet Vakfı
111. allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da allah üzerine hak bir vaaddir. allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.
Tevbe Suresi Ayet 112 Diyanet Vakfı
112. (Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!
Tevbe Suresi Ayet 113 Diyanet Vakfı
113. (Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (allah'a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara.
Tevbe Suresi Ayet 114 Diyanet Vakfı
114. İbrahim'in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun allah'ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi.
Tevbe Suresi Ayet 115 Diyanet Vakfı
115. allah bir topluluğu doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine açıklayıncaya kadar onları saptıracak değildir. allah her şeyi çok iyi bilendir.
Tevbe Suresi Ayet 116 Diyanet Vakfı
116. Göklerin ve yerin mülkü yalnız allah'ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
Tevbe Suresi Ayet 117 Diyanet Vakfı
117. Andolsun ki allah, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle ensarı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.
Tevbe Suresi Ayet 118 Diyanet Vakfı
118. Ve (seferden) geri bırakılan üç kişinin de (tevbelerini kabul etti). Yeryüzü, genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet allah'tan (O'nun azabından) yine allah'a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönmeleri için allah onların tevbesini kabul etti. Çünkü allah tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir.
Tevbe Suresi Ayet 119 Diyanet Vakfı
119. Ey iman edenler! allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun.
Tevbe Suresi Ayet 120 Diyanet Vakfı
120. Medine halkına ve onların çevresinde bulunan bedevî Araplara allah'ın Resûlünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz. İşte onların allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa dûçar olmaları, kâfirleri öfkelendirecek bir yere (ayak) basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir. Çünkü allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.
Tevbe Suresi Ayet 121 Diyanet Vakfı
121. allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükâfatlandırmak için küçük büyük yaptıkları her masraf, geçtikleri her vâdi mutlaka onların lehine yazılır.
Tevbe Suresi Ayet 123 Diyanet Vakfı
123. Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, allah sakınanlarla beraberdir.
Tevbe Suresi Ayet 127 Diyanet Vakfı
127. Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.
Tevbe Suresi Ayet 129 Diyanet Vakfı
129. (Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir.
Yunus Suresi Ayet 1 Diyanet Vakfı
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
Yunus Suresi Ayet 3 Yaşar Nuri
2 "İnsanları uyar, iman edenlere de kendileri için allah katında yüksek bir doğruluk derecesi bulunduğunu müjdele" diye içlerinden bir er kişiye vahiy göndermemiz, insanlara şaşırtıcı mı geldi? Küfre batanlar: "Bu adam açık bir büyücüdür." dediler.
Yunus Suresi Ayet 4 Diyanet Vakfı
3. Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden allah'dır. Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte O Rabbiniz allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hâla düşünmüyor musunuz!
Yunus Suresi Ayet 5 Diyanet Vakfı
4. allah'ın gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Çünkü O, mahlûkatı önce (yoktan) yaratır, sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir. Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azap vardır.
Yunus Suresi Ayet 6 Diyanet Vakfı
5. Güneşi ışıklı, ayı da parlak kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona (aya) birtakım menziller takdir eden O'dur. allah bunları, ancak bir gerçeğe (ve hikmete) binaen yaratmıştır. O, bilen bir kavme âyetlerini açıklamaktadır.
Yunus Suresi Ayet 7 Diyanet Vakfı
6. Gece ve gündüzün değişmesinde (uzayıp kısalmasında) allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, (Onu inkâr etmekten) sakınan bir kavim için elbette nice deliller vardır!
Yunus Suresi Ayet 11 Diyanet Vakfı
10. Onların oradaki duası: "allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!" (sözleridir). Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise "selâm" dır. Onların dualarının sonu da şudur: Hamd, âlemlerin Rabbi allah'a mahsustur.
Yunus Suresi Ayet 12 Diyanet Vakfı
11. Eğer allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde (kendi başlarına) bırakırız.