"allah" - 2449 ayet bulundu

Enfal Suresi Ayet 70 Diyanet Vakfı
69. Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yeyin. Ve allah'tan korkun. Şüphesiz ki allah bağışlayan, merhamet edendir.
Enfal Suresi Ayet 71 Diyanet Vakfı
70. Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Enfal Suresi Ayet 72 Diyanet Vakfı
71. Eğer sana hainlik etmek isterlerse (üzülme, çünkü) daha önce allah'a da hainlik etmişlerdi de allah onlara karşı sana imkân ve kudret vermişti. allah bilendir, hikmet sahibidir.
Enfal Suresi Ayet 73 Diyanet Vakfı
72. İman edip de hicret edenler, allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir.
Enfal Suresi Ayet 74 Diyanet Vakfı
73. Kâfir olanlar da birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz onu (allah'ın emirlerini) yerine getirmezseniz yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.
Enfal Suresi Ayet 75 Diyanet Vakfı
74. İman edip de allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır.Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.
Enfal Suresi Ayet 76 Diyanet Vakfı
75. Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki allah her şeyi bilendir.
Tevbe Suresi Ayet 1 Diyanet Vakfı
1. allah ve Resûlünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!
Tevbe Suresi Ayet 2 Diyanet Vakfı
2. (Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. İyi bilin ki siz allah'ı âciz bırakacak değilsiniz; allah ise kâfirleri rezil (ve perişan) edecektir.
Tevbe Suresi Ayet 3 Diyanet Vakfı
3. Hacc-ı ekber (en büyük hac) gününde allah ve Resûlünden insanlara bir bildiridir: allah ve Resûlü müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz allah'ı âciz bırakacak değilsiniz. (Ey Muhammed)! o kâfirlere elem verici bir azabı müjdele!
Tevbe Suresi Ayet 4 Diyanet Vakfı
4. Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. allah (haksızlıktan) sakınanları sever.
Tevbe Suresi Ayet 5 Diyanet Vakfı
5. Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. allah yarlığayan, esirgeyendir.
Tevbe Suresi Ayet 6 Diyanet Vakfı
6. Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, allah'ın kelâmını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.
Tevbe Suresi Ayet 7 Diyanet Vakfı
7. Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında müşriklerin allah ve Resûlü yanında nasıl (muteber) bir ahdi olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Çünkü allah (ahdi bozmaktan) sakınanları sever.
Tevbe Suresi Ayet 8 Süleyman Ateş
8. Evet (allah ve Elçisi yanında onların) nasıl (ahdi olabilir)? Eğer onlar size galib gelselerdi, sizin hakkınızda ne and ne de andlaşma gözetmezlerdi. Ağızlarıyla sizi razı ederler, fakat kalbleri (sizi) istemez. Çokları da yoldan çıkmışlardır.
Tevbe Suresi Ayet 9 Diyanet Vakfı
9. allah'ın âyetlerine karşılık az bir değeri (dünya malını ve nefsânî istekleri) satın aldılar da (insanları) O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yapmakta oldukları şeyler ne kötüdür!
Tevbe Suresi Ayet 13 Diyanet Vakfı
13. (Ey müminler!) verdikleri sözü bozan, Peygamber'i (yurdundan) çıkarmaya kalkışan ve ilk önce size karşı savaşa başlamış olan bir kavme karşı savaşmayacak mısınız; yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer (gerçek) müminler iseniz, bilin ki, allah, kendisinden korkmanıza daha lâyıktır.
Tevbe Suresi Ayet 14 Diyanet Vakfı
14. Onlarla savaşın ki, allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.
Tevbe Suresi Ayet 15 Diyanet Vakfı
15. Ve onların (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin. allah dilediğinin tevbesini kabul eder. allah bilendir, hikmet sahibidir.
Tevbe Suresi Ayet 16 Diyanet Vakfı
16. Yoksa, allah, sizden, cihad edip allah, peygamber ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Tevbe Suresi Ayet 17 Diyanet Vakfı
17. allah'a ortak koşanlar, kendilerinin kâfirliğine bizzat kendileri şahitlik ederlerken, allah'ın mescitlerini imar etme selâhiyetleri yoktur. Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedî kalacaklardır.
Tevbe Suresi Ayet 18 Diyanet Vakfı
18. allah'ın mescitlerini ancak allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.
Tevbe Suresi Ayet 19 Diyanet Vakfı
19. (Ey müşrikler!) Siz hacılara su vermeyi ve Mescid-i Haram'ı onarmayı, allah'a ve ahiret gününe iman edip de allah yolunda cihad edenlerin imanı ile bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar allah katında eşit değillerdir. allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Tevbe Suresi Ayet 20 Diyanet Vakfı
20. İman edip de hicret edenler ve allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler, rütbe bakımından allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Tevbe Suresi Ayet 22 Diyanet Vakfı
22. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz ki allah katında büyük mükâfat vardır.
Tevbe Suresi Ayet 24 Diyanet Vakfı
24. De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size allah'tan, Resûlünden ve allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık allah emrini getirinceye kadar bekleyin. allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Tevbe Suresi Ayet 25 Diyanet Vakfı
25. Andolsun ki allah, birçok yerde (savaş alanlarında) ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz.
Tevbe Suresi Ayet 26 Diyanet Vakfı
26.Sonra allah, Resûl'ü ile müminler üzerine sekînetini (sükûnet ve huzur duygusu) indirdi, sizin görmediğiniz ordular (melekler) indirdi de kâfirlere azap etti. İşte bu, o kâfirlerin cezasıdır.
Tevbe Suresi Ayet 27 Diyanet Vakfı
27. Sonra allah, bunun ardından yine dilediğinin tevbesini kabul eder. Zira allah bağışlayan, esirgeyendir.
Tevbe Suresi Ayet 28 Diyanet Vakfı
28. Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, (biliniz ki) allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz allah iyi bilendir, hikmet sahibidir.
Tevbe Suresi Ayet 29 Diyanet Vakfı
29. Kendilerine Kitap verilenlerden allah'a ve ahiret gününe inanmayan, allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.
Tevbe Suresi Ayet 30 Diyanet Vakfı
30. Yahudiler, Uzeyr allah'ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da, Mesîh (İsa) allah'ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar!
Tevbe Suresi Ayet 31 Diyanet Vakfı
31. (Yahudiler) allah'ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh'i (İsa'yı) rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu. O'ndan başka tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır.
Tevbe Suresi Ayet 32 Diyanet Vakfı
32. allah'ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.
Tevbe Suresi Ayet 33 Diyanet Vakfı
33. O (allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resûlünü hidayet ve Hak Din ile gönderendir.
Tevbe Suresi Ayet 34 Diyanet Vakfı
34. Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!
Tevbe Suresi Ayet 36 Diyanet Vakfı
36. Gökleri ve yeri yarattığı günde allah'ın yazısına göre allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (allah'ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.
Tevbe Suresi Ayet 37 Diyanet Vakfı
37. (Haram ayları) ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. allah'ın haram kıldığının sayısını bozmak ve O'nun haram kıldığını helâl kılmak için (haram ayını) bir yıl helâl sayarlar, biryıl da haram sayarlar. (Böylece) onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.
Tevbe Suresi Ayet 38 Diyanet Vakfı
38. Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "allah yolunda savaşa çıkın!" denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır.
Tevbe Suresi Ayet 39 Diyanet Vakfı
39. Eğer (gerektiğinde savaşa) çıkmazsanız, (allah) sizi pek elem verici bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir kavim getirir; siz (savaşa çıkmamakla) O'na hiçbir zarar veremezsiniz. allah her şeye kadirdir.