"allah" - 2449 ayet bulundu
4. Bu, onların allah'a ve Peygamberine karşı gelmelerinden dolayıdır. Kim allah'a karşı gelirse bilsin ki allah'ın cezalandırması çetindir.
5. Hurma ağaçlarından, herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep allah'ın izniyledir ve O'nun yoldan çıkanları rezil etmesi içindir.
6. allah'ın, onlardan (mallarından) Peygamberine verdiği ganimetler için siz at ve deve koşturmuş değilsiniz. Fakat allah, peygamberlerini dilediği kimselere karşı üstün kılar. allah her şeye kadirdir.
7. allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. allah'tan korkun. Çünkü allah'ın azabı çetindir.
8. (allah'ın verdiği bu ganimet malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
9. (O mallar) Şu göçmen fakirlere aittir ki (onlar) yurtlarından ve mallarından (sürülüp) çıkarılmışlardır; allah'ın lutuf ve rızasını ararlar; allah'a ve Elçisine yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.
11. Münafıkların, kitap ehlinden inkâr eden dostlarına: Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa tutuşursanız, mutlaka yardım ederiz, dediklerini görmedin mi? allah, onların yalancı olduklarına şahitlik eder.
12. İki yüzlülük edenleri görmedin mi? Kitap ehlinden inkar eden kardeşlerine: "Eğer siz (yurdunuzdan) çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız, sizin aleyhinize hiç kimseye ita'at etmeyiz. Şayet sizinle savaşılırsa mutlaka size yardım ederiz." derler. allah, onların yalancı olduklarına şahidlik eder.
13. Onların içlerinde size karşı duydukları korku, allah'a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
14. Onların kalblerinde sizin korkunuz, allah'ınkinden fazladır. (allah'tan çok sizden korkarlar). Böyledir, çünkü onlar anlamaz bir topluluktur.
16. Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana "İnkâr et" der. İnsan inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan allah'tan korkarım, der.
18. Ey iman edenler! allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. allah'tan korkun, çünkü allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
19. allah'ı unutan ve bu yüzden allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.
21. Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
22. O, öyle allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır.
23. O, öyle allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
24. O, yaratan, var eden, şekil veren allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
1. Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur.
3. Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü allah aranızı ayırır. allah, yaptıklarınızı görendir.
4. İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir." Şu kadar var ki, İbrahim babasına: "Andolsun senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" demişti. (O müminler şöyle dediler:) Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.
6. Andolsun, onlar sizin için, allah'ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnektir. Kim yüz çevirirse şüphesiz allah, zengindir, hamde lâyık olandır.
7. Olur ki allah sizinle düşman olduklarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir. allah gücü yetendir. allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
8. allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara âdil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü allah, adaletli olanları sever.
9. allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.
10. Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. allah'ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. allah bilendir, hikmet sahibidir.
11. Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savaşıp) galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara (ganimetten), harcadıkları kadar verin. İnandığınız allah'a karşı gelmekten sakının.
12. Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
13. Ey iman edenler! Kendilerine allah'ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kâfirlerin kabirlerdekilerden (onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
1. Göklerde ve yerdekilerin hepsi allah'ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir.
3. Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, allah katında büyük bir nefretle karşılanır.
4. allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
5. Bir zaman Musa kavmine: Ey kavmim! Benim, allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz? demişti. Onlar yoldan sapınca, allah da kalplerini saptırmıştı. allah, fâsıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
6. Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben size allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti. Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: Bu apaçık bir büyüdür, dediler.
7. İslâm'a çağırıldığı halde allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir! allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.
8. Onlar ağızlarıyla allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de allah nûrunu tamamlayacaktır.
11. allah'a ve Resûlüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
12. (Böyle yapınız ki allah) sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve durulmağa değer bahçeler içinde güzel konutlara koysun. İşte büyük başarı budur.
13. Seveceğiniz başka bir şey daha var: allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.