"allah" - 2449 ayet bulundu

Rad Suresi Ayet 37 Diyanet Vakfı
36. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilene (Kur'an'a) sevinirler. Fakat (senin aleyhinde birleşen) guruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: "Bana, sadece allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.
Rad Suresi Ayet 38 Diyanet Vakfı
37. Ve böylece biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan, (işte o zaman) allah tarafından senin ne bir dostun ne de koruyucun vardır.
Rad Suresi Ayet 39 Diyanet Vakfı
38. Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkânı yoktur. Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır.
Rad Suresi Ayet 40 Diyanet Vakfı
39. allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır. Bütün kitapların aslı onun yanındadır.
Rad Suresi Ayet 41 Diyanet Vakfı
40. Biz, onlara vâdettiğimizin (azabın) bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de sana ancak (allah'ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bize aittir.
Rad Suresi Ayet 42 Diyanet Vakfı
41. Bizim, yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? allah (dilediği gibi) hükmeder, O'nun hükmünü bozacak kimse yoktur. Ve O hesabı çabuk görendir.
Rad Suresi Ayet 43 Diyanet Vakfı
42. Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı; halbuki bütün tuzaklar allah'a aittir. Çünkü O, herkesin ne kazanacağını bilir. Bu yurdun (dünyanın) sonunun kimin olduğunu yakında kâfirler bileceklerdir!
Rad Suresi Ayet 44 Diyanet Vakfı
43. Kâfir olanlar: Sen resûl olarak gönderilmiş bir kimse değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak allah ve yanında Kitab'ın bilgisi olan (Peygamber) yeter.
İbrahim Suresi Ayet 1 Diyanet Vakfı
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
İbrahim Suresi Ayet 2 Diyanet Vakfı
1. Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.
İbrahim Suresi Ayet 3 Diyanet Vakfı
2. O allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay haline!
İbrahim Suresi Ayet 4 Diyanet Vakfı
3. Dünya hayatını ahirete tercih edenler, allah yolundan alıkoyanlar ve onun eğriliğini isteyenler var ya, işte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.
İbrahim Suresi Ayet 5 Diyanet Vakfı
4. (allah'ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.
İbrahim Suresi Ayet 6 Diyanet Vakfı
5. Andolsun ki Musa'yı da: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
İbrahim Suresi Ayet 7 Diyanet Vakfı
6. Hani Musa kavmine demişti ki: "allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır."
İbrahim Suresi Ayet 9 Diyanet Vakfı
8. Musa dedi ki: "Eğer siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz, bilin ki allah gerçekten zengindir, hamdedilmeye lâyıktır."
İbrahim Suresi Ayet 10 Diyanet Vakfı
9. Sizden öncekilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin haberleri size gelmedi mi? Onları allah'tan başkası bilmez. Peygamberleri kendilerine mucizeler getirdi de onlar, ellerini peygamberlerinin ağızlarına bastılar ve dediler ki: Biz, size gönderileni inkâr ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeye karşı derin bir kuşku içindeyiz.
İbrahim Suresi Ayet 11 Diyanet Vakfı
10. Peygamberleri dedi ki: Gökleri ve yeri yaratan allah hakkında şüphe mi var? Halbuki O, sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi muayyen bir vakte kadar yaşatmak için sizi (hak dine) çağırıyor. Onlar dediler ki: Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Siz bizi atalarımızın tapmış olduğu şeylerden döndürmek istiyorsunuz. Öyleyse bize, apaçık bir delil getirin!
İbrahim Suresi Ayet 12 Diyanet Vakfı
1l. Peygamberleri onlara dediler ki: "(Evet) biz sizin gibi bir insandan başkası değiliz. Fakat allah nimetini kullarından dilediğine lütfeder. allah'ın izni olmadan bizim size bir delil getirmemize imkân yoktur. Müminler ancak allah'a dayansınlar."
İbrahim Suresi Ayet 13 Diyanet Vakfı
12. "Hem, bize yollarımızı göstermiş olduğu halde ne diye biz, allah'a dayanıp güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız allah'a tevekkülde sebat etsinler."
İbrahim Suresi Ayet 16 Diyanet Vakfı
15. (Peygamberler) fetih istediler (allah da verdi). Her inatçı zorba da hüsrana uğradı.
İbrahim Suresi Ayet 20 Diyanet Vakfı
19. allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir.
İbrahim Suresi Ayet 21 Diyanet Vakfı
20. Bu, allah'a güç değildir.
İbrahim Suresi Ayet 22 Diyanet Vakfı
21. (Kıyamet gününde) hepsi allah'ın huzuruna çıkacak ve zayıflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin tâbilerinizdik. Şimdi siz, allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "(Ne yapalım) allah bizi hidayete erdirseydi biz de sizi doğru yola iletirdik. Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yoktur."
İbrahim Suresi Ayet 23 Diyanet Vakfı
22. (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan diyecek ki: "Şüphesiz allah size gerçek olanı vâdetti, ben de size vâdettim ama, size yalancı çıktım. Zaten benim size karşı bir gücüm yoktu. Ben, sadece sizi (inkâra) çağırdım, siz de benim davetime hemen koştunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin. Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Kuşkusuz daha önce ben, beni (allah'a) ortak koşmanızı reddettim." Şüphesiz zalimler için elem verici bir azap vardır.
İbrahim Suresi Ayet 25 Diyanet Vakfı
24. Görmedin mi allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti).
İbrahim Suresi Ayet 26 Diyanet Vakfı
25. (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Öğüt alsınlar diye allah insanlara misaller getirir.
İbrahim Suresi Ayet 28 Diyanet Vakfı
27. allah Teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise allah saptırır. allah dilediğini yapar.
İbrahim Suresi Ayet 29 Diyanet Vakfı
28. allah'ın nimetine nankörlükle karşılık veren ve sonunda kavimlerini helâk yurduna sürükleyenleri görmedin mi?
İbrahim Suresi Ayet 31 Diyanet Vakfı
30. (İnsanları) allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.
İbrahim Suresi Ayet 32 Diyanet Vakfı
31. İman eden kullarıma söyle: Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde ne alışveriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan (allah için) gizli-açık harcasınlar.
İbrahim Suresi Ayet 33 Diyanet Vakfı
32. (O öyle lütufkâr) allah'tır ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten suyu indirip onunla rızık olarak size türlü meyveler çıkardı; izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi; nehirleri de sizin (yararlanmanız) için akıttı.
İbrahim Suresi Ayet 35 Diyanet Vakfı
34. O size istediğiniz her şeyden verdi. allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!
İbrahim Suresi Ayet 39 Diyanet Vakfı
38. "Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizleyeceğimizi de açıklayacağımızı da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir şey allah'a gizli kalmaz."
İbrahim Suresi Ayet 40 Diyanet Vakfı
39. "İhtiyar halimde bana İsmail'i ve İshak'ı lütfeden allah'a hamdolsun! Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
İbrahim Suresi Ayet 43 Diyanet Vakfı
42. (Resûlüm!) Sakın, allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.
İbrahim Suresi Ayet 47 Diyanet Vakfı
46. Hilelerinin cezası allah katında (malum) iken, onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi!
İbrahim Suresi Ayet 48 Diyanet Vakfı
47. O halde, sakın allah'ın peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Çünkü allah mutlak üstündür, kimsenin yaptığını yanına bırakmaz.
İbrahim Suresi Ayet 49 Diyanet Vakfı
48. Yer başka bir yer, gökler de (başka gökler) haline getirildiği, (insanlar) bir ve gücüne karşı durulamaz olan allah'ın huzuruna çıktıkları gün (allah bütün zalimlerin cezasını verecektir).
İbrahim Suresi Ayet 52 Diyanet Vakfı
51. allah herkese kazandığının karşılığını vermek için (onları diriltecektir.) Kuşkusuz allah, hesabı çabuk görendir.