Ali Bulaç
Rahman ve Rahim Olan Allah`ın Adıyla
Ali Bulaç
1- Ta en derinden acıyla sökerek çıkaranlara andolsun.
Ali Bulaç
2- Yumuşacık çekip alanlara,
Ali Bulaç
3- Yüzdükçe yüzerek gidenlere,
Ali Bulaç
4- Öncü olarak yarışıp geçenlere,
Ali Bulaç
5- Derken işi bir düzen içinde evirip çevirenlere,
Ali Bulaç
6- O sarsıntının sarsacağı gün,
Ali Bulaç
7- Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek.
Ali Bulaç
8- O gün yürekler (dehşet içinde) hoplayacak.
Ali Bulaç
9- Gözler zillet içinde düşecek.
Ali Bulaç
10- Derler ki: 'Biz çukurda iken, gerçekten biz mi yeniden (diriltilip) döndürüleceğiz?'
Ali Bulaç
11- 'Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?'
Ali Bulaç
12- Derler ki: 'Şu durumda, zararına bir dönüştür bu.'
Ali Bulaç
13- Oysa bu, yalnızca tek bir haykırıştır.
Ali Bulaç
14- Bir de bakarsın ki, onlar yerin üstündedirler.
Ali Bulaç
15- Musa'nın haberi sana geldi mi?
Ali Bulaç
16- Hani Rabbi ona, kutsal vadi Tuva'da seslenmişti:
Ali Bulaç
17- 'Firavun'a git; çünkü o, azdı.'
Ali Bulaç
18- Ona de ki: “Temizlenmek ister misin?'
Ali Bulaç
19- 'Seni Rabbine yönelteyim, böylece (O'ndan) korkmuş olursun.'
Ali Bulaç
20- (Musa) Ona büyük mucizeyi gösterdi.
Ali Bulaç
21- Fakat o, yalanladı ve isyan etti.
Ali Bulaç
22- Sonra (karşı yönde) çaba harcayıp sırtını döndü.
Ali Bulaç
23- Sonunda (yardımcı güçlerini) topladı, seslendi;
Ali Bulaç
24- 'Sizin en yüce Rabbiniz benim' dedi.
Ali Bulaç
25- Böylelikle Allah onu, ahiret ve dünya azabıyla yakaladı.
Ali Bulaç
26- Gerçekten bundan 'içi titreyerek korkacak' kimse için elbette bir ibret (ders) vardır.
Ali Bulaç
27- Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Allah) Onu bina etti.
Ali Bulaç
28- Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.
Ali Bulaç
29- Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa-çıkardı.
Ali Bulaç
30- Bundan sonra yeryüzünü serip döşedi.
Ali Bulaç
31- Ondan da suyunu ve otlağını çıkardı.
Ali Bulaç
32- Dağlarını dikip-oturttu;
Ali Bulaç
33- Size ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere.
Ali Bulaç
34- Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük-felaket’ (kıyamet) geldiği zaman.
Ali Bulaç
35- O gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp-anlar.
Ali Bulaç
36- Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir.
Ali Bulaç
37- Artık kim taşkınlık edip-azarsa,
Ali Bulaç
38- Ve dünya hayatını seçerse,
Ali Bulaç
39- Şüphesiz cehennem, (onun için) bir barınma yeridir.
Ali Bulaç
40- Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular) dan sakındırırsa,
Ali Bulaç
41- Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir.
Ali Bulaç
42- 'O ne zaman demir atacak?' diye, sana kıyamet-saatini soruyorlar.
Ali Bulaç
43- Onunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki…
Ali Bulaç
44- En sonunda o (ve onunla ilgili bilgi), Rabbine aittir.
Ali Bulaç
45- Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.
Ali Bulaç
46- Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk-vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.