"allah" - 2449 ayet bulundu
74. Onlar: Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan allah'a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükâfatı ne güzelmiş! derler.
75. Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve "alemlerin Rabbi olan allah'a hamdolsun" denilmiştir.
Rahmân ve Rahîm (olan) allah'ın adıyla.
2. Bu Kitap mutlak galip, hakkıyla bilen, lütuf sahibi allah tarafından indirilmiştir.
3. O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin,lütuf sahibi allah'tandır ki. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır.
4. İnkâr edenler müstesna, hiç kimse allah'ın âyetleri hakkında tartışmaz. Onların şehirlerde (rahatlıkla) gezip dolaşması seni aldatmasın.
10. İnkâr edenlere şöyle seslenilir: allah'ın gazabı, sizin kendinize olan kötülüğünüzden elbette daha büyüktür. Zira siz imana davet ediliyorsunuz, fakat inkâr ediyorsunuz.
12. (Onlara denir ki:) İşte bunun sebebi şudur: Tek allah'a ibadete çağrıldığı zaman inkâr edersiniz. O'na ortak koşulunca (bunu) tasdik edersiniz. Artık hüküm, yücelerin yücesi allah'ındır.
13. Size âyetlerini gösteren, sizin için gökten rızık indiren O'dur. allah'a yönelenden başkası ibret almaz.
14. Haydi, kâfirlerin hoşuna gitmese de allah'a, allah için dindar ve ihlâslı olarak dua edin!
15. Dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi allah, kavuşma günüyle korkutmak için kullarından dilediğine iradesiyle ilgili vahyi indirir.
16. O gün onlar (kabirlerinden) meydana çıkarlar. Onların hiçbir şeyi allah'a gizli kalmaz. Bugün hükümranlık kimindir? Kahhâr olan tek allah'ındır.
17. Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur. Şüphesiz allah, hesabı çarçabuk görendir.
19. allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.
20. allah, adaletle hükmeder. O'nu bırakıp taptıkları ise, hiçbir şeye hükmedemezler. Şüphesiz allah, hakkıyla işiten ve görendir.
21. Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğunu görsünler! Onlar, kuvvet ve yeryüzündeki eserleri yönünden bunlardan daha da üstündüler. Böyleyken allah onları günahları yüzünden yakaladı. Onları allah'ın gazabından koruyan da olmadı.
22. Bunun sebebi, peygamberleri kendilerine apaçık mucizeler getirdikleri halde, inkâr etmeleri idi. allah da kendilerini tutup yakalayıverdi. Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir.
27. Musa dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz(olan allah)a sığındım."
28. Firavun ailesinden olup, imanını gizleyen bir mümin adam şöyle dedi: Siz bir adamı "Rabbim allah'tır" diyor diye öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirmiştir. Eğer o yalancı ise yalanı kendisinedir. Eğer doğru söylüyorsa sizi tehdit ettiğinin (azâbın), bir kısmı olsun gelip size çatar. Şüphesiz allah, haddi aşan, yalancı kimseyi doğru yola eriştirmez.
29. Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hakim kimseler olarak hükümranlık sizindir. Ama allah'ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım eder? Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi.
31. "Nuh kavminin, Âd, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, allah, kullarına bir zulüm dileyecek değildir."
33. "O gün arkanıza dönüp kaçacaksınız.Fakat sizi allah'tan (O'nun azabından) kurtaracak kimse yoktur. allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur."
34. Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince "allah ondan sonra peygamber göndermez" dediniz. İşte allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.
35. Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı halde allah'ın âyetleri hakkında mücadele edenler gerek allah yanında, gerekse iman edenler yanında büyük bir nefretle karşılanır. allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
42. Siz beni, allah'ı inkâr etmeye ve hiç tanımadığım nesneleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi, azîz ve çok bağışlayan allah'a davet ediyorum.
43. Gerçek şu ki, sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Dönüşümüz allah'adır, aşırı gidenler de ateş ehlinin kendileridir.
44. Size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben işimi allah'a havale ediyorum. Şüphesiz allah, kullarını çok iyi görendir.
45. Nihayet allah, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden bu zatı korudu, Firavun'un kavmini ise kötü azap kuşatıverdi.
48. O büyüklük taslayanlar ise: Doğrusu hepimiz bunun içindeyiz. Şüphe yok ki allah kulları arasında vereceği hükmü verdi, derler.
55. (Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.
56. Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, allah'ın âyetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.
61. İçinde dinlenesiniz diye geceyi, görmeniz için de gündüzü yaratan allah'tır. Şüphesiz allah, insanlara karşı lütufkârdır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
62. İşte O, her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz allah'dır. O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl olup da döndürülüyorsunuz!
63. allah'ın âyetlerini inatla inkâr edenler işte (haktan) böyle döndürülür.
64. Yeri sizin için yerleşim alanı, göğü de bir bina kılan, size şekil verip de şeklinizi güzel yapan ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran allah'tır. İşte allah, sizin Rabbinizdir. Alemlerin Rabbi allah, yücelerden yücedir.
65. O daima diridir; O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O halde dinde ihlâslı ve samimi kişiler olarak O'na dua edin. Her türlü övgü âlemlerin Rabbi allah'a mahsustur.
66. (Resûlüm)! De ki: Bana Rabbimden apaçık deliller gelince, sizin allah'ı bırakıp o taptıklarınıza kulluk etmem bana yasaklandı ve bana âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.
67- O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (allah sizi böyle yaşatır).
69. allah'ın âyetleri hakkında tartışanlara bakmadın mı? Nasıl döndürülüyorlar (onu tasdike yanaşmıyorlar)!
73. Sonra onlara: allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir? denilecek.